İyi Ki Varsın Bal

Sevgili otuz beş yaşım,

Bu satırları okuyorsan, hala yaşıyorsun ve şairin tabiriyle yolun yarısına ulaşmışsın demektir. Bu da hayatta hala pişmanlıklarını telafi edip tövbe kapısına yönelebileceğin anlamına gelir. Zaman hızlı akıyor, hadi kalk erteleme sakın. Yok, eğer okuyamadıysan Allah rahmet eylesin canım kendim. Bu yazıyı yazarken ruhuna Fatiha da okudum.

Bugün yirmili yaşlarının ortasına bir adım daha attın. Biraz daha ciddi bir insan olmanı bekleyecek insanlar senden. Bunu hiç başaramadığını düşünüyorsun hep ama aslında o kadar değişiyorsun ki bunu sen bile fark ediyorsun. Önceden senin için saçmalık olan şeyler şimdi hayatının önem listesinde ilk sıraları işgal ediyor. Lisede aşk denilen duyguyu dünyanın en kutsal olgusu kabul ederken, şimdi  aşkı zaman kaybı olarak görüyorsun. Daha siyasi kararlar veriyorsun. Bu bile büyümek değil midir?

Oldum olası insanlarla çabuk kaynaşan, arkadaşlık kurabilen bir yapın olmuştur. Bu hala aynı mı bilmiyorum, gelecekte nasıl bir hal alır? Ama geçmişine şöyle bir baktığında insanların gerçekten hem maddi hem de manevi anlamda fani olduğunu öğrendin. Arkadaşlık çok eğlenceli senin için ama dostluk o kadar değerli ki bir elinin parmaklarını ancak sayabiliyorsun. İnsanlar kötü demek değil ama bu. Sadece insanlar değerlerinin önüne geçmemeli.

En çok okul yıllarında boşa harcadığın zamanlara üzülüyorsun. Şu an o kadar zamanın yok ki bir şeyler için, en büyük pişmanlığın bu. Ama şimdiki aklın o zaman olsa yine öyle yapardın. Nasihatten değil musibetten ders alırsın sen.

Yazmak senin için hep tutku olsa da son birkaç yıldır hayatının büyük bir kısmını işgal ediyor. Kendine bazen Bal Hanım mahlasını kullanıyorsun, o zamanlarda kullanır mısın bilemiyorum. Bu ismi kendin vermiş olsaydın 'Yine egom dağlarla yarışıyormuş.'derdin. Neyse ki çok sevdiğin insanların yakıştırması. Tabi bu kendini beğendiğin gerçeğini değiştirmez. Sahi var mıdır kendini hiç beğenmeyen? Sen önceden kedinden nefret ederdin. Sanırım ergenliğin vermiş olduğu içe kapanıklık, iğreti bulma ya da uzmanlar buna ne diyorsa. Artık kendini seviyorsun ve bu sevgi başkalarından üstün görme değil. Rabbinin eserini sevme, kendinle barışık olma. En çok ellerini öpmeyi seviyorsun. İlerleyen yıllarda bu huyuna devam eder misin bilmiyorum. Edersen yoruma yaz, merak ettim. Lütfen kendini sevmeye de devam et ama egon tanrı olmasın.

Yaşlanıyorsun Bal Hanım. Ellerin buruşacak bir süre sonra. Saçlarına aklar peyda olacak. Elden ayaktan düşeceksin. Bu sana nasıl hissettirecek acaba? Hiç yaşlanmayacak gibi hissediyorsun ama herkes öyledir. Ah sen! Keşke hep çocuk kalabilsen. En iyi hissettiğin zamanlar değil mi çocuksu hallerin. Çocukluğun.. İnsanlar yaşlandıkça gençliklerini daha çok hatırlarmış. Annenden biliyorsun. Sürekli çocukluğunu, gençliğini anlatıyor. Farkında mısın bilmiyorum ama sende de bir geçmişe dönme var. 

Yirmi dört senede edindiğin en büyük tecrübe ölüm oldu. Ölüm seni hep korkutur ve sana uzak gelirdi. Ta ki deden ölene kadar. Şimdi ölüm senin için fazla tanıdık değil mi? Ama yine de annenin, babanın ve kardeşlerinin ölümünü düşünemiyorsun. Çünkü onları sonsuz seviyorsun. Yooo.. Kendi ölümünü çok sık düşünüyorsun. Daha dün 'Azrail şöyle mi gelir acaba?' dedin. Kaç defa kendi cenaze namazını kıldın. Bak en başta da ruhuna Fatiha okudum zaten. Ölüm senin şu hayatta görebildiğin en gerçek olgu. Buna rağmen hata yapmaktan da korkmuyorsun. Allah’ın rahmetine mi güveniyorsun yoksa daha yaşarım, tövbe ederim mi diyorsun? Kendini kefen içinde hayal eden bir kız için bu ne yaman çelişki Bal?

Fazla duygusalsın. Dışına belli etmemeye çalışsan da için içini tüketiyor. İçten çürüyenlerdensin. İnsanları kırmayayım derken en çok kendini kırıyorsun. Bir de aklın hep son anda yetişiyor kararlarına. Bunu son senelerde biraz daha yendin. İnşallah otuz beş yaşında daha akıllı olursun. Duygularını kaybetme yine de.

Öğretmenlik tam sana göre bir meslek. Bazen zorlansan da iyi ki çocuklarlayım diyorsun. Ne güzel bir karar olmuş. Böylece bir tarafın hep çocuk, hep bahar... Geçen yağ satarım bal satarım oynadın onlarla. İyi ki kimse görmedi, deli ayol bu derlerdi. :) Çocuklar dünyanın kaçıncı harikası deseler asla beşten sonrasını söyleyemezsin. Çok sevdiğin çocukları görünce keşke benim de çocuğum olsa diye geçirirsin içinden. Ama evlilik sana o kadar uzak ki! Sahi evlendin mi?

Bal Hanım. İyi ki doğdun ve iyi ki varsın. Ve iyi ki ben senim. Akılları çarşıya koymuşlar herkes kendi aklını satın almış yine. Yine dünyaya gelsem yine kendim olmak isterim. (Ne kendini beğenmişlik ama! Kendini beğenmeyen yoruma el kaldırsın.) Birlikte daha güzel senelerimiz olur belki. Ya da sabretmemiz gereken... Daha çok yer gezeriz en sevdiklerimizle. Dünyanın anasını ağlatırız Çelenk hocamın tabiriyle. Daha çok  yazarız ve belki de bir gün unvan olarak da yazar olursun, kim bilir? Sen neyi hayal ettiysen oldu. Bu neden olmasın ki? Gökhan Özcan'la aynı yerde yazmak en büyük hayalin. Gerçekleşti mi? Daha az trip atarsın inşallah. İnsan babasına bile trip atar mı? :) Neyse ki kin beslemek gibi bir huyun yok insanlara karşı. Şu soğuma işini ne yapsak  diyeceğim ama  boşver. Yürek  soğuyorsa vardır bir  bildiği. Ömrün bereketli olsun. Dostlukların bâki, arkadaşlıkların uzun olsun. Hanım hanımcık bir kız ol. Anneni, babanı üzme. Yardımsever ol ve gülümse. Güzel sev, kendini de yorma severken. Yaptığın iş her ne olursa olsun hakkını ver. Hayalindeki kafeyi mutlaka aç bir gün. Seni seviyorum Kübra. Otuz beş yaşında sen de sev olur mu beni.

 Birlikte nice senelere..🌸 



Yorumlar

Popüler Yayınlar