SEVGİLİ TELEFONUM

  Sabah kalktı genç kız. Telefonu eline alır almaz onlarca bildirime, mesaja tek tek baktı, cevapladı. Gece uyurken neler olmuş hepsini inceledi. Hiç bir gönderiyi, yorumu kaçırmaması gerekirdi. Böylece yatakta bir saat geçirdi. Kalkıp kahvaltı yaptı ve tekrar odasına gelerek telefonu eline alıp uzandı. Akşam olmuştu. Genç kız hala elinde telefon o sayfa senin bu grup benim geziniyordu. Akşam yemeğini yedi ve tekrar uyuyana kadar elinde telefon... İyi geceler sözünü telefonuna kullandı.
  Okurken ne kadar sıkıldığınızı biliyorum. Ama bu çoğumuzun yaz tatilinin özeti belki de. En azından benim kız kardeşim için yaz böyle geçti. Haa iyi yanları yok mu ? Var. Mesela kardeşimi arayıp neredesin vs diye sorma zahmetine girmedik hiç. Lazım olunca odasında bulduk. Bir iş yaptıracağımız zaman telefondan ayırmak dakikalar aldı tabi. Kitap okutturamadık. Sevgilisi internete ihanet sayılırdı bu. Benim kardeşim babamın rızası olmadan gönlünü kaptırmıştı sosyal medyaya. 'Gönül işlerinde baba rızası aranır mı?' demeyin. Elbet aranmalı. Ama gelin görün ki bu aşk çoktan alev almıştı.
  Teknolojinin esiri olmuşuz. Bu gerçekten çok hazin. Zamanın verimsizliğinden, çabuk geçtiğinden şikayet ediyoruz. Zaman aynı zaman ama biz bir isim uydurmuşuz miskin yaşantımıza ; Âhir zaman..
  İnternette hepimiz biliyoruz ki zamanının nasıl geçtiğini anlayamıyoruz. Bir saatte bir iki hesabı stalk yapabiliyoruz sadece. Oysa elimizden telefonu bırakırsak zaman nasıl bereketlenecek. Bir kere gece geç saatlere kadar telefonla yatakta bir o tarafa bir bu tarafa dönmeyip erkenden uyuyacaksınız. Erken yatan erken kalkar, erken kalkan da yol alır der büyüklerimiz. Erkenden kalkıp bir sürü işimizi halledip gezip tozacak vaktimiz de olacak. Buna rağmen saat daha altıyı yeni bulacak belki de. Sabah namazlarını kaçırma ihtimalimiz kalmayacak. Hatta alarma bile ihtiyacınız olmaz. Eviniz benim gibi hemen cami yanıysa ezan sesiyle uyanacaksınız. İlminiz, el becerileriniz artacak, insanlarla sosyalleşeceksiniz. Doğayı, kendinizi keşfedeceksiniz. Ama ben zaten sosyalim bilmem kaç bin layklanıyorum her gün diyorsunuz. Eminim ki birçoğunuz mimik okumayı, bir bakışın ne anlama geldiğini bir gülümsemenin içimizi nasıl ısıttığını unuttunuz. Kimden alıntılandığı belli olmayan özlü sözler de maalesef ilmimizi artırmaya yetmiyor. Aksine bilgi kirliliği oluşturuyor.
  Size onu yapın bunu yapın demeyeceğim. Haddim de değil zaten. Sadece kendimize şu soruyu soralım. ''Teknolojinin kölesi olmak hoşuma gidiyor mu ?'' Vereceğiniz cevaba göre siz zaten nasıl bir yol almanız gerektiğini belirlersiniz. Sizi en iyi siz tanırsınız. Ve unutmayın! Sosyal medyadaki kişiliğiniz asla siz değilsiniz. Pazarladığınız sizsiniz. 
  Teknolojisiz bir dünya değil, teknolojinin hayatınız olduğu değil, hayatınızda sadece bir parça olduğu günler dilerim sevgili okurlarım . 
Bal Hanım 



Yorumlar

Popüler Yayınlar